Siyasi Makaleler

Doğu Gerçeği ve Ortadoğu Devrimci Çemberi

Doğu  Anadolu üzerine çok fazla söz söylenen, tartışma yapılan bu günlerde “Doğu Sorunu”nu açık seçik öğrenmek zorunluluğu ile karşı karşıyayız. Bu yazımızda, Doğu Anadolu’nun bir kesiminde (Hakkari) araştırma yapmak üzere topladığımız bilgilerin, gözlem notlarının, Doğu konusunda yerli ve yabancı kaynakların ortaya çıkardığı bilgilerin ve bu konuda bilgi sahibi olan çeşitli kimselerle yaptığımız konuşmaların ışığında Doğu Meselesini çözme yolunda yapmamız gerekenleri şöyle noktalamak istiyoruz:

1. Doğu Anadolu’nun, Türkiye’deki genel devrimci, sosyalist kavga içindeki yeri sandı­ğımızdan çok daha önemlidir.

2. Doğu Anadolu hakkındaki röportaj ve gezi yazıları çok eksikli ve yanlıştır. Zaman zaman ilerici güçleri yanlış kanılara sürükle­yecek amaçlıdır. Doğu Anadolu üzerine bilgi edinmek için, güvendiğimiz bilimsel araştırmalardan faydalanmak yada yöreyi bizzat gezmek zorundayız.

3. Doğu sorunu yalnızca bir bölgesel geri kalmışlık sorunu değildir, aynı zamanda ETNİK ve SINIFSAL BİR SORUNDUR.

4. Çok kısa bir zamanda çok hızlı bir tempo ile, Doğu hakkında gerçek bilgi edinme sürecine girmemiz gereklidir. Bunun için Doğu hakkındaki bütün ilkel, faşistçe ve bürokratik düşüncelerimizi bir tarafa bırakmak zorundayız. Doğu meselesinde bütün şoven tutku ve düşüncelerimizden sıyrılmalıyız.

5. Doğu halkları hakkında, Doğu halklarının etnik yapısı, dili, tarihsel gelişimi, başkaldırmaları, politik örgütlenmeleri hakkında kesin, gerçek bilgiler üretmek zorundayız. Bu noktada etnik meselenin, üretim ilişkileri ve sınıfsal meselelerle olan ilişkilerini çok açık şekilde kavramamız gereklidir.

6. Görünürde Doğu meselesini çözmeye yönelik, gerçekte Doğu – Batı çatışmasını daha fazla hızlandıran, Türkiye’deki halklar gerçeğini reddedip, halkları birbirine düşüren her türlü çalışmaları, asimilasyon planlarını, emperyalistlerin işbirlikçisi durumundaki iktidarların bölücülük işlemlerini iyiden iyiye araştırıp, bu politikaların ipliğini pazara çıkarmak zorundayız.

7. Doğu Anadolu’nun politik örgütlen­mesinde çok fazla etkisi olan aşiret ve tarikatların yapısını ortaya koymak, bunların ilişki kurduğu güçleri saptamak ve devrimci hareketlerle aşiret ve tarikat tipi örgütlerin yerinin ne olacağını araştırmak zorundayız.

8. Emperyalist güçlerin Kuzey Suriye, Kuzey Irak, Batı İran üzerindeki planlarını, oralardaki milliyetçi hareketler için saptadıkları stratejilerini ve örgütlerinin çok iyi bilmek zorundayız.

9. DOĞU’DAKİ ANA ÇELİŞKİNİN TÜRK ve KÜRT HALKLARI ARASINDA OLMAYIP, TÜRK ve KÜRT EMEKÇİ HALKLARI İLE BATILI ve DOĞULU EGEMEN SINIFLAR ARASINDA OLDUĞU‘nu ortaya koyup, bu gerçeğin ışığında eylemlere girişmeliyiz. Öte yandan bu sınıfsal gerçeği saptırmak isteyecek bütün planlara karşı da uya­nık olmalıyız.

Sol güçler Doğu’da ve Batı’da etkinlik kazanmaya başlayınca, karşı güçler, iktidardaki güçler şöyle, bir hareket tezgahlayabilirIer: karşı güçler, sol güçlere karşı birleşik cephe yaratabilmek için çeşitli vesilelerle sol güçleri Doğu’ya sürecek, onların oralarda eyleme girişmelerini sağlayacak ve sonra bütün yurt çapında “kürtçülük yapılıyor, solcular kürtleri ayaklandırıp milli bütünlüğümüzü bölüyorlar” propagandası yaparak, sol güçlerin karşısında birleşik cephe yaratıp, sol güçleri ezme yoluna gideceklerdir. (Hakkari’de araştırma yapmak amacıyla yaptığımız gezilerde bizler sosyalizm propagandası değil, kürtçülük propogandası yapmak suçuyla izlendik ve kürtleri tanımayan, kürtçe bilmeyen bizler zaman zaman kürtçülük yapıyor iddiasıyla askeri mahkemeye verilmekle tehdit edildik). Egemen güçlerin Doğu ve Batı’daki sınıfsal gerçekleri yukardaki şekilde saptırmak istemelerini şimdiden önlemek zorundayız.

10. Doğu Anadolu’daki ana çelişkinin Türk ve Kürt halkları arasında olmayıp, Türk ve Kürt emekçi halkları ile Batılı ve Doğulu egemen sınıflar arasında olduğunu ve bu çelişkinin gerçekte emperyalist güçler tarafından tezgahlanıp, geliştirildiğini saptar ve yukarıdaki gerçekleri de göz önüne alan bir ey­leme girerken, şöyle bir ortak gücü de a­maçlayabiliriz:

Emperyalist güçler bugün Ortadoğu’da bir ahtapot biçiminde yerleşip, kollarını her yana uzatmışlardır. Türkiye’de vereceğimiz antiemperyalist bir eylem ile ahtapotun bir kolunu kesmemiz sorunu çözümleyemeyecek, ahtapot bir dönem sonra diğer kollarıyla gelecektir. (Türkiye’de ekonomik faaliyeti olmayan Aramco’nun Türkiye içinde politik faaliyet göstermesi örneğini unutmamak gerek).

Orta Doğu’daki emperyalist ahtapot ancak Irak, Suriye, İran, Suudi Arabistan, Mısır, Lübnan gibi ülkelerin emekçi halklarıyla, onların sosyalist güçleriyle vereceğimiz ortak bir kavgayla ortadan kalkacaktır. Bunun aksini düşünmek Orta Doğu Meselesini anlamamak, soyutlamaktır.

Yani, kısa bir zamanda güçlü bir Orta Doğu Devrimci Çemberi oluşturup, harekete geçmek gerekiyor.

Bu noktada Ortadoğu ülkelerinin;

  1. Sosyo – ekonomik yapıları,
  2. Sosyalist güçleri ve örgütlenmeleri,
  3. Milliyetçi Hareketleri,
  4. Solcu görünen ihtilalleri,
  5. Öğrenci Hareketleri,
  6.   Emperyalist güçler karşısındaki yerleri hakkında kısa zamanda bilgi edinmek zorundayız.

Görevimiz, Doğu Meselesini tutarlı bir şekilde çözümleyebilmek için, yukarıda belirtilenleri yerine getirmek ve Ortadoğu Dev­rimci Çemberi’ni kurmaktır.

ANT Haftalık Dergi, 14 Ekim 1969, Sayı: 146, s. 10-11